|
 Centaurea
Tchihatcheffii türü, yerel ismiyle yanardöner çiçeği Türkiye’ye özgü bir
bitki olup sadece Ankara ili, Gölbaşı batı kıyılarında, 1km² alan içinde
yetişmektedir. Step bitkilerinin onları baskılaması sebebiyle özel
koruma alanları isteyen, son derece nadir, gösterişli, güzel bir türdür.
Yanardöner
türü IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği) kriterlerine göre nesli tehlike
altında, Bern Sözleşmesi’ne (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama
Ortamlarının Korunması Sözleşmesi) göre de kesin korunan bitki türleri
listesinde yer almaktadır.

Bitkimiz, Papatyagiller familyasından, peygamber çiçeği (centaurea)
cinsinden bir bitkidir. Bu cinste 12 bitki vardır. centaurea
brevifimbriata, c.cariensiformis, c.hadimensis, c.hausskenechtii, c.iconiensis,
c.leptophylea, c.mykalea, c.nivea, c.sericea, c.straminicephala, c.taochia,
c.tchihatcheffii.
Yanardöner, yapraklarının ondüleli oluşu, ışığı yansıtma özelliği vb.
kendine özgü özellikleri ile diğer centaurealardan ayrılır.

Dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı çevrelerinde yaşayan bu peygamber
çiçeğinin mahalli adı Yanar-dönerdir.
Çok
güzel ve çarpıcı mor-kırmızı çiçeklerinden dolayı bu isim verilmiştir.
Her ne kadar 1848 yılında Afyon çevrelerindeki bir diğer kayıt
bulunmakta ise de, şu ana kadar bu ilimizden ikinci bir kayıt
gelmemiştir. Gölbaşı çevrelerindeki tarlalarda yaygın olmakla birlikte
oldukça seyrelmiştir. Son yıllarda yoğun tarım ve herbisid
uygulamasından zarar görmektedir. Şu anda en bol yetiştiği yer,
Gölbaşı’nın hemen kenarındaki başarısız bir ağaçlandırma alanı, Süleyman
Demirel Ormanı sahasıdır. Mayıs başlarında buradan bol miktarda toplanıp
Kızılay’da yanar-döner adı ile kesme çiçek olarak satılmaktadır. Gölbaşı
çevresinde yapılacak ekolojik tarım uygulamaları ile ışık seven bu
bitkinin populasyonuna zarar vermemesi sağlanabilir.
 Bu
çiçek dünyada yanlızca Gölbaşı’na bağlı Hacı Hasan köyü civarında
yetişmektedir. Papatyagiller familyasından olan yanar döner çiçeğin
çiçekçilerde satıldığı ancak son zamanlarda çiçekçilerde bu bitkiyi
bulamaz olduklarını vurgulayarak belediye ve gönüllü kuruluşların
vereceği destek ile bu bitkinin bölge turizmine de büyük fayda
sağlayacağını ve doğadan toplayarak ticaret yapma yerine üreterek
ticaretini gerçekleştireceğini düşünüyoruz. Gölbaşı bu güne kadar
Gölleri ve Andezit taşı ile tanınırdı. Budan sonra bu halkaya Peygamber
Çiçeği ilave olmuştur. Gölbaşı’nda endemik olarak yetişen ve nesli
tehlike altında olan Peygamber çiçeğinin korunmasına yönelik acil eylem
planı hazırlanmış olup, konuyla ilgili çalışmalarda devam etmektedir.
 Sevgi
Çiçeği Hakkında Makale
"Gölbaşı'nın 'sevgi çiçeği' sonsuza dek solmayacak" SABAH 08/07/2004
Prof. Dr. Ayşe Boşgelmez
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Ana Bilim Dalı Başkanı
Dünyada sadece Ankara Gölbaşı'nda yetişen ve halk arasında 'yanar döner'
olarak bilinen 'sevgi çiçeği' koruma altına alındı.
Dünyada sadece Gölbaşı'nda yetişen ve halk arasında yanar döner, gelin
düğmesi, türbe ya da kırmızı peygamber çiçeği olarak da bilinen 'sevgi
çiçeği' yok olma tehlikesinden kurtuldu. İlk kez 1800'lü yıllarda
Gölbaşı ve Afyon'da tanımlanan bu çiçek türü, tarlalarda uygulanan
yabancı ot öldürücü kimyasallar, imarlaşma, yanlış zamanda toplanma gibi
nedenlerden ötürü yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştı.
 TESADÜFEN
BULDULAR
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Ana Bilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Ayşe Boşgelmez, bu çiçeği 1995 yılında başka bir projeyle
uğraşırken tesadüfen keşfettiklerini söyledi. Bu nadide çiçeğin koruma
altına alınması için çalışma başlatan Prof. Dr. Boşgelmez, gelişmeleri
şöyle anlattı. "Gölbaşı'nda iki bölgede tespit ettiğimiz sevgi çiçeği,
bölgedeki tarlalarda yaygın olduğu yöre halkı tarafından ifade
edilmesine rağmen, kimyasal madde kullanımı, anız yakılması, yanlış
zamanda toplanması ve doğal alanların yerleşime açılması nedeniyle
azalıyordu. Bu tesbitimiz üzerine bir araştırma grubu kurduk. Çiçeğin
fiziksel ve yapısal özelliklerini belirledik. Şu anda sevgi çiçeği
hakkında tüm verilere sahibiz. Koruma altına alınan bu nadide çiçeğin
neslinin devamı için her kesimden büyük destek alıyoruz."
 SEVGİ
SEMBOLÜ OLSUN
Prof. Dr. Ayşe Boşgelmez, sevgi çiçeğini sadece koruma altına almanın
tek başına yeterli olmayacağını, eğitim çalışmaları ile tanıtmak ve
korunması gerektiğini de vurgulayarak, "Sahip olduğumuz zenginliklerin
gelecek nesillere aktarılması için toplumun her kesimine büyük
sorumluluk düşüyor" dedi. Prof. Dr. Boşgelmez, dünyada sadece Ankara-
Gölbaşı'na bağlı Hacı Hasan Köyü civarında yetişen 'sevgi çiçeği'nin
toplanması ve satışının Çevre Kanunu'na göre yasak olduğunu da sözlerine
ekledi. 'Sevgi çiçeği'nin yaşatılması için her kesimden büyük destek
aldıklarını anlatan Prof. Dr. Boşgelmez, "Gölbaşı Belediyesi'nden
çiçeğin yetiştiği alanlarda imara izin vermeme sözü aldık" müjdesini
verdi. Bu nadide çiçeğin nisan ve haziran arası dönemde açtığını anlatan
Boşgelmez, "Bu aylarda kutlanan ulusal bayramlar ve Anneler Günü gibi
özel günlerde sevgi çiçeği sembol olarak kullanılabilir. Nasıl Hollanda
lalesi ile biliniyorsa, Ankara'da bu nadide çiçeği ile tanınabilir"
şeklinde konuştu.
|